Mağazaya git
Aradığın kulaklığı yaz !

Kablolar Dünyası | Seste Kablonun Önemini Anlamak

Kablo seçiminin seste önemi 😊

 

Bu ilginç bir konu. Kablo sektörü kulaklık ve hi-fi pazarına kıyasla çok daha küçük ama rekabetçi biryer. Burada bir çok firma, diğer firmalardan daha iyi ses iletimi sağlayan kablolar ürettiğini iddia ediyor.

 

Müzikseverler ve odyofiller ise ikiye bölünmüş durumda. Kesinlikle çok önemli bir komponent olduğunu savunanlar kadar, çok çok pahalı bir kablo ile yeteri kadar iyi bir kablo arasında ki ses kalitesi farkını duyamadığını söyleyenlerde var. Peki bizim fikrimiz ne?

 

Kablolarda İletken Madde

 

Bir kablonun iletkeni, sinyal ve gücü iletmek için gereken elektriği ileten teldir. Uygun boyut ve malzemedeki iletkenler, orijinal kaynaktan gelen kablo aracılığıyla elektrik aktarımının bütünlüğünü korur. İletken çok küçükse veya düşük iletim değerlerine sahip metallerden yapılmışsa, ses sinyali daha fazla dirençle karşılaşacak ve sonuçta orijinal kaynak sesi değişecektir.

 

Gümüş, en iletken metaldir. İnsan kulağı, genelde gümüş kabloları daha parlak ve daha agresif bir ses olarak algıladığı tonal karakterlerle eşleştirir. Genelde fiyatı nedeniyle gümüş kabloları fiyat / performans ürünlerde bulamazsınız.

 

Bakır en iletken ikinci metaldir ve kablolarda kullanılan en yaygın element olma ünvanını taşır. İnsan kulağı gümüşle karşılaştırıldığında bakırı daha dengeli ve “sıcak” bir ses olarak algılar.

 

Kablolar için diğer yaygın iletken metaller altın ve alüminyumdur. Altın, gümüş veya bakır kadar iletken değildir ama daha stabil ve uzun ömürlüdür. Maliyeti nedeniyle asla birincil iletken olarak kullanılmaz. Bunun yerine, kablo konektör uçlarında genellikle bir kaplama olarak kullanılır. Alüminyum çok daha düşük iletkenliğe sahiptir ve genellikle en ucuz ses kablolarında bulunur.

 

Kaplama / Shield

 

Ses kalitesinin bir kısmı, iletkenin kaynaklar arasında aldığı gürültünün yoğunluğuna bağlıdır. Balanslı kablolar söz konusu olduğunda, kablonun kaplama materyali daha az önemlidir, çünkü dengeli kablolar, gürültüyü sonunda iptal eden bir teknolojiye sahiplerdir. Odyofillerin balanslı kabloları bu kadar çok sevmesinin nedenlerinden biri de bu. Diğer nedeni amfilerin balanslı çıkışlarının genelde iki kat daha güçlü olmasıyla alakalı.

 

Balanssız kablolar, içerideki topraklama kablosunun bir anten görevi görerek parazite karşı daha duyarlı hale gelmesi sebebi ile istenmeyen gürültüyü toplamaya daha yatkındır.

 

Konnektörler

 

Çoğu zaman konektörler nikel, rodyum veya altın kaplama kombinasyonu ile yapılır. Bu metallerin kullanılmasının başlıca nedeni iletkenlikleri değil, korozyona daha etkin direnç göstermeleridir.

 

Konektörün sesi etkileyebilecek herhangi bir parçası varsa, bu muhtemelen lehim noktasıdır. Lehim noktası kırılırsa veya bozulursa, sesinizde arzu edilenden daha az verimlilikle karşılaşacağınızdan emin olabilirsiniz.

 

Efsane mi Gerçek mi?

 

-         Altın Kaplama Konnektörler Ses Kalitesini İyileştirir

 

Altın, bakırdan sonra en iletken üçüncü metal olmasına rağmen, altın kaplama konektörlerin insan kulağına önemli bir işitilebilir faydası olduğunu iddia etmek oldukça tartışılabilir olacaktır.

 

Altın kaplama plakanın çok ince olmasının yanı sıra, kullanımının asıl sebebi konnektör ucunu oksidasyondan korumak içindir. Eski kabloların bazen atmosferik etkilerden veya kullanımdan dolayı renginin bozulduğunu ve korozyona uğradığını fark ettiniz mi? Altın, zorlu koşullara çok daha etkili bir şekilde dayanır.

 

OFC Kulağa Daha İyi Geliyor

 

OFC, %0,001'den az oksijen içeren bakıra verilen bir isim olan “Oksijensiz Bakır” anlamına gelir.

 

İngilizcesi; "Oxygen Free Copper"

 

Bu, bakırı daha saf hale getirmek ve elektronların daha az dirençle hareket etmesine izin vermek için yapılır, bu da daha fazla iletkenlik anlamına gelir.

 

Bir çok araştırmanın, bu tür iletken iyileştirmelerinin bir ses uygulamasında önemli olduğuna dair şüphelerini dile getirdiğini belirtmekte fayda var. Bazı pazarlamacı dilinden yapılan yorumların OFC'nin kablolarda yarattığı farkı abarttığına şüphe yok. Yine de, bu faydasız demek değil. Hatta oldukça faydalı tarafları var.

 

Kablolar kümülatif etkiye sahip birçok parçadan oluşur ve OFC, elektronlar düz bir çizgide hareket etmediğinden atom altı düzeyde daha az direnç sağlar. OFC kablolar ayrıca daha az ısınır, daha dayanıklıdır, kısa devrelere ve korozyona karşı daha uzun ömürlüdür ve özellikle uzun kablolarda fark yaratır.

 

Sonuçta, Ses Kabloları Fark Yaratır mı?

 

Kesinlikle evet, ancak kabloların sesinizi "geliştirmediğini" akılda tutmak önemlidir.

 

Amaçları, sesi kaynaktan alıp, olabildiğince şeffaf bir şekilde sisteminize iletmektir. Yani ideal bir durumda karşılaşabileceğiniz dünyanın en iyi kablosu, aslında tam olarak amfinizin ve kulaklığınızın gerçek performansını bozmamaya çalışır. Bunu iyileştirmez.

 

 

Tabii bir de işin tonal renk kısmı var. Gümüş, bakır ve her bir elementin kendine has iletim yolu olduğundan, sesin rengini değiştirebilecek etkileri vardır. Bu anlamda, parlak ve üst frekanslarda ki detaylara yoğunlaşmak isteyen müzik severler genellikle gümüş, sıcak ve müzikal bir duyum arayan müzikseverler ise bakır ağırlıklı kablolara yönelebilirler. Bir çok istisna olduğunu da unutmamak kaydıyla…

Kullanıcı Yorumları (0)

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap.

Yorum mu yapmak istiyorsunuz? Buradan giriş yaparak yorum yapabilirsiniz.